| 
TİROİT HASTALIKLARI
Bireylerde iyot eksikliği olduğu nasıl anlaşılır ?
Diyetle alınan iyot eksikliğini saptamak hemen hemen imkansızdır, ancak tahmin edilebilir. Yine kan iyot düzeyini ölçmek teknik açıdan zordur. Dolayısıyla 24 saatlik idrarda iyot miktarının ölçülmesi iyot eksikliği olup olmadığı hakkında tama yakın fikir verir. Eğer 24 saatlik idrarın her litresinde 100 mikrogram iyot varsa iyot eksikliği sözkonusu değildir. Bu miktar 20 mikrogramın altındaysa o bireyde şiddetli iyot eksikliği vardır.
İyot yetersizliği nasıl giderilebilir ?
Birçok gelişmiş ülke, iyot eksikliği bölgelerinde etkin bir iyotlama programıyla sorunu büyük ölçüde gidermiştir. İyot eksikliğini gidermek için birçok yöntem tanımlanmıştır. Bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağı o yöreye ve o yörede yaşayan bireylerin alışkanlıklarına bağlı olarak değişir. Birçok ülkede ekmeğe ve sofra tuzuna iyot katılmaktadır. Ülkemizde de bu yıldan itibaren piyasada iyotsuz sofra tuzu satılması yasaklanmıştır. Bunun başarıya ulaşabilmesi için, etkin bir kontrol sistemi kurulmasına ve iyot eksikliği olan bölgelerde belli aralıklarla bireylerin idrarla attıkları iyot miktarının ölçülmesinde yarar vardır. Unutulmaması gereken nokta toplumun tuz tüketme alışkanlığıdır ve kullandığı tuzun kaynağıdır. Tuza iyot katılırken bireylerin günde ortalama 5-10 gram tuz kullandıkları dikkate alınır. Dolayısıyla çok az tuz kullanan bireylerde bazen etkili olunmayabilir. Ayrıca pişirmekle iyotlu tuzun iyot içeriği yarı yarıya azalmaktadır. Dolayısıyla yemekler piştikten sonra tuz katılması önerilmektedir. Ülkemizde fabrikasyon yöntemiyle yapılmış tuzları kullanan kesimlerde bu program etkin olabilir, ancak bu tuz yerine kaya tuzu kullanan bir bölgede yöntemin etkili olmayacağı belirgindir.
İyot miktarı dışında tiroit işlevlerini etkileyebilen yiyecekler var mıdır ?
Bazı yiyeceklerde bulunan ve tiroit karşıtı madde (anti tiroit madde ) adı verilen yapılar tiroit işlevini bozabilir ve sonuçta guatr ve/veya tirodin az çalışması sorunu ortaya çıkabilir. Bu yiyecekler ülkeden ülkeye hatta aynı ülke içindeki yörelere göre değişiklikler gösterebilir. Ülkemizde en çok bilinenler, beyaz başlı lahananın tohumu ve yenen kısmı, karalahana tohumu ve yaprağı, şalgam ve tohumudur. Tropik ülkelerde yaşayanların ana besin kaynağı olan kasava, mısır, bambu filizi ve tatlı patates
guatr nedeni olabilmektedir. Yine Sudan’da ana besin kaynağı olarak kullanılan darı, guatr nedenidir. Ayrıca soğan, sarımsak, pancar, soya fasulyesi, bezelye gibi sebzelerle şeftali, armut ve çilek gibi meyvelerde de şüpheli olarak anti tiroit madde bulunduğu belirlenmiştir. Ancak bu listeden korkulmamalıdır.
Bu listedeki yiyeceklerin guatra neden olabilmesi için tek ana besin kaynağı olmaları gerektiği kabul edilir. Bunların yanında bazı mikroplar (E.coli, Yersinia enterocolitika v.s.) ve bazı ilaçlar tiroit işlevini bozabilmektedir. Bu ilaçlardan en önemlisi cordarone adı ile piyasada bulunan kalp ilacı ile psikiatrik hastalarda kullanılan “lityum” dur.
Tiroid hastalıkları nasıl sınıflandırılabilir ?
Tiroid hastalıkları tiroidin büyümesi ile ilgili sorunlar ve tiroidin çalısması ile ilgili sorunlar olarak iki ana sınıfa ayrılabilir. Ancak çoğu zaman bunlar içiçe geçmiş şekilde bulunurlar. Diğer bir deyişle aynı hastada hem guatr hem de tiroidin fazla çalışması ya da hem guatr hem de tiroidin az çalışması beraber olabilir.
Çoğunlukla tiroidin büyümesine tiroidin az veya çok çalışması eşlik etmez. Diğer bir deyişle guatrı olan hastaların çoğunun tiroidi normal çalışıyordur ve kanda bakılan T3, T4 hormon düzeyleri normaldir. Tiroitte büyümeye neden olan diğer bir önemli hastalık grupları tiroidin iltihabi hastalıkları ve tiroit kanserleridir.
|
|
|