Terapist terapi süresince hastasını çözümlerken;
- Hastanın kendiliğine " self " ine dikkat eder. Gerekli yerlerde kendisiyle yüzleşmesini sağlar.
- Transferans'a ( aktarım ) terapisti kimin yerine koyuyor, ona dikkat eder ve yorumlar. Terapide her zaman ve mutlaka yorum yapılır. Yorum,
" olmazsa olmaz " olandır.
Terapi acı çeken hasta ve terapistin birlikte yaşadıkları özel bir ilişkidir. Her kişinin de kişilik sınırları vardır. Her ikisinide etkileyen dış ortam içinde bu ilişki yaşanmaktadır. Elbette ki bir takım aktarımlar, duygu alış verişi olacaktır. Bu çerçeve içinde özel yorumlar getirilir. Yorumlar hastanın çözümlenmesinde, kendini ifade edebilmesinde kendini anlayabilmesinde, iç görü oluşmasında çok önemlidir.Yorumların zamanlamasını deneyimli terapist iyi bilir. Terapi ilişkisinin kendisi değişken bir süreçtir. Ve kişiliğin yeniden yapılanması bu sürece paralel gider. Ve terapist kendi kişiliği ile hastanın diğer obje ( bütün diğer insanlar ile olan ) ilişkilerinde bir model oluşturur. Yani hasta orada terapisti ile yaşadıklarını bir anlamda hayata geçirir. Yine transferans ( aktarım ) hastanın terapist ile kurduğu ebeveyn ilişkisi ise terapistin onu kabul edişi ona olan hoşgörü v.s...ideal ebeveyn olarak model alınır.
Son zamanlarda 20 - 30 yıldan beri çağdaş yeni akımda, terapi ilişkisinin kendisi incelenmeye başlandı. Hasta ile terapist arasında tutum değişikliliğinden söz ediliyor. Terapi esnasında terapist ' te kandini inceliyor. Bunu neden yaptım, neden bunu söyledim diye çok katı bir engelleme olmamakla birlikte hem hastada, hem kendinde neler olduğunu farketmeye çalışıyor ve kendini tanımaya yönelik inceleme yapması gerekiyor.
Ayrıca deneyimli terapist, kendini hastaya adapte eder. Aşırı kuramsal, kuralcı olupta kendini kısıtlamaz. Elastik ve yaratıcı olmak zorundadır. Sonunda yorum yapılınca hemen çözüm gelir diye bir kural yok, fakat şurası gerçek ki, terapist, hastanın kendisini tanımasına yardımcı olmakla beraber kendi kişiliği ile bir çok konuda, eğitici bir model görevini de üstlenmektedir. Böylece süregiden bir ilişki sonunda başta amaçlanan iç görü sağlanması, bilinç dışının bilinçlendirilmesi, semptomların yok olması yanı sıra iç çatışmaların çözümlenmesi ve terapistin model alma görevi ile kişiliğin yeniden yapılması sağlanabilmektedir.
Görüldüğü gibi psikoterapi terapistin yıllar süren usta, çırak eğitimi ve zaman zaman başvurduğu supervisionlar ile kazanılan " ZOR " " ÇOK CİDDİ "
" SORUMLULUK İSTEYEN " bilgi birikimi, sağlıklı ruhsal yapı, genel kültür, yaratıcılık ve elastikiyet ve de sabır isteyen, incelik isteyen bir uğraştır.
Terapi olmakta olan ve terapiye girmek isteyenlere ışık tutması dileği ile...