el, ayak ve göz
kapaklarında şişme, idrar renginde koyulaşma ( idrar çay rengini alabilir ) ve
yüksek tansiyondur. İdrar incelemesinde kanama ( hematüri ) ve protein kaybı
(proteinüri) glomerülonefrit lehine bulgulardır. Glomerülonefrit tanısında
asıl zorluk glomerülonefrite yol açan hastalığın saptanmasıdır. Glomerülonefrite
yol açan neden genellikle saptanamaz. Glomerülonefritin tipini anlamak için böbrek
biyopsisi yapılmalıdır, yani böbrekten mikroskopik inceleme için parça alınmalıdır.
Birçok hastanın böbrek biyopsisi denince aklına kanser gelmektedir ancak böbrek
biyopsisinin amacı kanser aramak değil glomerülonefritin tipini anlamaktır.
Glomerülonefritler ne tür sorunlara yol açar?
Pratikte glomerülonefritler 5 şekilde
karşımıza çıkar. Hastanın hiçbir şikayeti olmayabileceği gibi ileri böbrek yetmezliği
de olabilir.
1. İdrar incelemesinde anormallikler: Hastada hiçbir belirti ve bulgu yoktur. Başka bir
nedenle doktora giden hastaya yapılan idrar incelemesinde kanama veya protein kaybı saptanır.
2. Nefrotik sendrom: İdrarla günde 3 - 3.5 gramdan fazla protein kaybı vardır. Hastanın
el, ayak, yüz ve diğer bölgelerinde üzerine basınca iz bırakan şişlikler vardır. Ayrıca
kanda albümin seviyesi düşer, kolesterol düzeyi artar.
3. Ani başlayan glomerülonefrit: Bu hastalarda ön plandaki sorunlar idrarda kanama, yüksek
tansiyon ve vücutta sıvı birikmesidir. Çocuklarda streptokok infeksiyonlarını takiben
gelişen nefritlerin çoğu bu gruba girer.
4. Kronik (müzmin, uzun süreli) glomerülonefrit: Bu hastalarda idrarla kanama, protein
kaybı, yüksek tansiyon ve şişlik vardır, hastalık uzun sürelidir.
5. Hızlı ilerleyen nefrit: Kısa sürede böbrek yetmezliği gelişir ve hasta diyaliz
tedavisine ihtiyaç duyar.
Tedavi
Her hastada farklıdır. Böbrek biyopsisinin sonucu ve hastada mevcut olan
sorunlara göre tedavi planlanır. Sadece çocuklarda, eğer nefrotik sendrom var ise
önce tedavi verilip, daha sonra gerekirse böbrek biyopsisi yapılabilir.
Glomerülonefrit tedavisi kesinlikle uzman hekim, tercihen nefroloji uzmanı
denetiminde olmalıdır. Tedavide başarısızlık kalıcı böbrek yetmezliğine yol
açabilir ve hasta sürekli diyaliz tedavisine ihtiyaç duyabilir.