HİPERTANSİYON
Hipertansiyon tedavisi ile kardiyovasküler
risk azalmaktadır. Lipid (yağ) metabolizması bozuklukları, majör ve düzeltilebilir
kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Yapılan tüm büyük çalışmalarda
serum
kolesterol düzeyi ile kardiyovasküler risk arasındaki ilişki gösterilmiştir. Günümüzde,
kardiyovasküler risk açısından toplam kolesterolden ziyade LDL - kolesterol düzeyi temel
alınmalıdır. Kardiyovasküler riski azaltmak için toplam kolesterol düzeyi 200 mg/dl ve
LDL-kolesterol düzeyi 130 mg/dl'nin altında tutulmalıdır. HDL-kolesterolün düşüklüğü de bir
kardiyovasküler risk faktörüdür. Diyetin kolesterol içeriği ile kardiyovasküler risk
arasında da doğrudan ilişki vardır. Hipertansif hastalara, düşük kolesterol ve düşük doymuş
yağ asidi içeren, liften zengin diyet önerilmelidir. Diyetle istenen kolesterol düzeyi
sağlanamayan hastalarda, kolesterol düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır. Hastalar katı yağ
yerine sıvı yağ, kırmızı et yerine beyaz et kullanmalıdır.
Şişmanlık ile koroner arter
hastalığı arasındaki ilişki birçok çalışmada gösterilmiştir. Ancak şişman hastalarda,
hipertansiyon, fiziksel aktivite azlığı, diyabetes mellitus ( şeker hastalığı
) ve lipid
metabolizması gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerine da daha sık rastlanır ve bu
kardiyovasküler risk faktörler, şişmanlığın bağımsız etkisini maskeleyebilir.
Yetersiz egzersiz kardiyovasküler riski arttırır. Öte yandan sedanter yaşam, kan
şekeri,
kolesterol ve kan basıncı kontrolunu zorlaştırır. Düzenli egzersiz yapanlarda, koroner
arter hastalığı riski de azalır. Diyabetes mellitus ( şeker hastalığı
) iyi bilinen bir
kardiyovasküler risk faktörüdür. Ayrica diyabetik hastalarda lipid (yağ) metabolizmasi
bozuklukları, hipertansiyon, şişmanlık gibi diğer kardiyovasküler risk faktörleri de sıktır.
Sigara, koroner arter hastalığı sıklığını arttırdığı gibi diğer kardiyovasküler risk
faktörlerinin etkisini de arttırır. Sigara içimi, Türkiye'deki en önemli sağlık
problemlerinden birisidir ve ne yazik ki kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.
Sigaranin bırakılması ile koroner arter hastalığı riski azalır ve bu azalma 12 ay sonra
en belirgin hale gelir. Tip A kişiliğine sahip kişiler, mükemmeliyetçi, obsesif, hırslı
ve gergin bir özellik sergilerler. Kardiyovasküler risk faktörleri, gerek Dünya
Sağlık
Örgütü gerekse Bileşik Ulusal Komite raporlarında, hipertansiyon tanım ve sınıflandırmasında
kullanılmaya başlanmış ve tedavi planlanırken kardiyovasküler riskin belirlenmesi önerilmiştir.