Aşı ile Aktif Bağışıklama
İnsanlarda kuduza karşı bağışıklamanın iki
amacı vardır. Kuduz bulaşma riskine açık olan kişileri bulaşma olmadan korumak, kuduz
virüsünün bulaştığı kişilerde, kuduz hastalığının daima ölümle sonuçlanan
gelişimine engel olmak.
1. Bulaşma öncesi aşılama
HDCV ve Verorab gibi zararsız, hücre kökenli aşıların geliştirilmesinden sonra koruyucu aşılama çok önem kazanmıştır ve D.S.Ö tarafindan rutin olarak risk altında olan kişilere uygulanması önerilmektedir. Bulaşma öncesi aşılamanın önerildiği risk altındaki kişiler şunlardır;
- Veteriner hekimler
- Infeksiyon hastaliklari ile ilgili laboratuvar personeli
- Kuduz vakalarına bakmakla görevli özel bölümlerde ve kornea nakli
yapılan bölümlerde çalışan hastane personeli
- Kuduza hassas evcil hayvanlar ile devamlı teması olanlar
- Doğal bilimler ile uğraşanlar, orman işçileri, mezbaha ve hayvan derileri ile
uğrasan personel, genellikle arazide çalışan personel, çok sık ava gidenler.
- Endemik alanlara (özellikle Asya, Afrika ve Amerikada' ki tropikal ve subtropikal ülkeler)
sık seyahat eden kişiler.
Bulaşma öncesi aşılama uygulamasının üç önemli
avantajı vardır.
- Kuduz bir hayvan ile temas ya da ısırılma halinde büyük değer
taşıyan temel bir bağışıklık sağlar ve sağlanan bu aktif bağışıklık nedeniyle
ısırık ne kadar büyük olursa olsun ve ne kadar beyine yakın olursa olsun kuduz serumu
uygulamasını gereksiz kılar.
- Dünyanın bazı bölgelerinde aşının teminindeki gecikme süresince
doğan riski azaltır.
- Virüsle temas halinde uygulanması gereken aşı dozunu azaltarak, 5-6 doz yerine 1-2 doz
uygulanmasını sağlar. Temas öncesi şemanın tamamlanmasından sonra 1
yıl içerisinde kuduz şüpheli
temas oluşursa tek doz aşı yeterli olmakta, 5 yıla kadar uzayan bir sürede
temas oluşursa 0 ve 3. günlerde 2 doz aşı yeterli olmaktadır. 5
yıldan daha sonra oluşan
temasler içinse yeniden 5 dozluk şemayı uygulamak gerekmektedir.
Bulaşma öncesi aşılama uygulaması için Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiye ettiği aşılama şemasına göre 0., 7., 28. günlerde toplam üç doz aşı uygulanması yeterlidir.Kullanılacak aşıların mutlaka hücre kültürü aşıları olması (HDCV ve Verorab) gerekmektedir. Hayvan beyni kökenli aşılar bu uygulamada kullanılamaz. Burada hatırlanması gereken önemli bir nokta, bulaşma öncesi koruyucu aşı uygulamasının, kuduz virüsü ile temas halinde gerekli tedavi amaçlı aşı uygulamasına olan gereksinimi ortadan kaldırmadığıdır. Ancak bu uygulama, virusla temas halinde kuduz serumu
uygulanması gereksinimini ortadan kaldırmakta ve uygulanacak aşı sayısını
azaltmaktadır. Temas öncesi şemaya göre aşılanmış bir kişiye
virüsle temas olasılığı halinde 0. ve 3. günlerde uygulanacak 2 doz rapel
aşı yeterli olacaktır. Yapılacak bu iki doz rapel serum antikor titresini ilk bir hafta içinde 5 kat
arttırmaktadır.
2. Bulaşma ( Temas ) sonrası aşılama
Temas sonrası uygulamada yara bakımı ve kuduz serumu
uygulamasından sonra aşılamaya geçilmelidir. Aşılamada mutlaka
bağışıklama gücü yüksek, uygulaması kolay ve en önemlisi nörolojik yan etkileri olmayan hücre kültürü
aşıları kullanılmalıdır. Ülkemizde hücre kültürü aşısı olarak HDCV ve VERO (Verorab)
bulunmaktadır. Her iki aşının da bağışıklama gücü ve yan etki açısından hiçbir
farkı yoktur. Üretimlerinde aynı aşı suşu kullanıldığı için birbirlerinin yerine
kullanılabilirler ya da zorunlu hallerde aşılamaya birisi ile başlayıp
diğeri ile devam edilebilir.
Aşılama Şeması
D.S.Ö nün önerdiği bulaşma sonrası aşılama şemasına göre
0., 3., 7., 14., ve 28 günlerde 5 doz olmak üzere intramuskuler yoldan ve mutlaka deltoid adaleden bebeklerde ise
uyluğun anterolateral kısmından yapılmalıdır. Aşı kesinlikle kalçadan uygulanmamalıdır. Bazı uzmanlar 90. günde de bir rapel doz önerebilmektedir. D.S.Ö aşılamaya başladıktan sonraki 10 gün içinde ısıran hayvanın gözlem altında tutulmasını, eğer hayvan sağ ise ya da öldürülerek laboratuvar tetkikleri ile kuduz olmadığı tesbit edilirse aşılamanın kesilebileceğini bildirmektedir. Ancak önemle belirttiği bir nokta da önerilerinin genel öneriler olduğu ve ülkelerin şartlarına göre değişiklikler yapılması gerektiğidir. Ülkemiz gibi kuduz hastalığının enzootik olduğu ve hala insan kuduzunun görüldüğü ülkelerdeaşılamanın kesilmemesi ve 5 dozluk şemanın mutlaka tamamlanması önerilmektedir. Çünkü, bu gibi ülkelerde
kişinin bir kez daha virüsla temas etme olaşılığı çok yüksektir ve ikinci temasta gerek kuduz serumu gereksinimi olmaması gerekse 2 doz aşının yeterli olması nedeniyle kişinin tedavi süresi kısalacak, maliyeti azalacak ve kişi psikolojik olarak kuduza yakalanma korkusundan uzak kalacaktır.