Mesajlar - Anılar
2000 yılında aktif olan anı - mesaj yazma bölümünden....
İsim:
kg
Tarih: 12.08.2000
Olay: bir prof. asistanlarını sınarken sorar: acaba doktorluk nedir? hiç kimse cevaplamayınca kendi sorusunu kendi cevaplar dikkat ve iğrenmemektir diye daha sonra madem sorumu bilemediniz haydi şunu bilin diye elinde olan tüpü gösterir fakat kimse bu sarı sıvının profesörün idrarı olduğunu bilemez peki o zaman fedakarlıklarınızı ölçelim der ve ilk önce yüzük parmağıyla idrardan bir damla alır sonrada hızla serçe parmağını yalar ve tüm asistanlarına aynı şeyi
yapmasını ister herkeste tüpteki idrardan birer damla yalar daha sonra profesör der ki aziz öğrencilerim hiçbiriniz tam anlamıyla bir hekim olamamışsınız hepiniz
hiçbirşeyden iğrenmiyorsunuz ama benim farklı parmağımı yaladığımı görecek kadar dikkatli değilsiniz bu fıkrayı benim gibi tüm tıp öğrencilerine ve fedakarlara
armağan ediyorum K.G.
İsim:
ali fethi vefa
Tarih: 10.08.2000
Olay: tıpa gelme
formu sat sırtına kazma kürek at
tıpa gelme işçi ol
para kazan kat kat
tıpa gelme
başka fakültede ense yap yat
tıpa gelme
İsim:
Hayriye Adınır Uzun
Tarih: 09.08.2000
Olay: Sn.Tıp dünyasının değerli elemanları hepinizin emeği pek çok meslekten daha değerli. Hepinize mesleğinizde başarılar ve sabırlar dilerim. Bugüne kadar olan
mesajları okudum ve bende bir ambulans geçerken ona yol vermeyen sürücülere çok kızıyorum. Hele hele ambulansın peşinden daha hızlı gitmek için gaza
basanlara ve kazaya neden olanlara daha çok kızıyorum. Unutmayın o ambulansın içinde sizinde bir yakınınız veya bir gün siz de olabilirsiniz. Lütfen ambulanslara
yol verin...
İsim:
samer elfarra
Tarih:
09.08.2000 |
Olay: Her kese merhaba ve sağlıklı günler dilerim.bu hizmet bize
sunduğunuz için size teşekkür ve tebrik ederim. Ben
Ege Üniversitesi tıp fak.son sınıvta Türk halkı canından seven bir filistinliyim. Bu sayfadaki masajları çoğunu okudum ve fark ettiğim
şey hasta doktoru suçluyor ,doktor da kendini savunuyor. Aslında ikisi haklı. ssk'de çalışan saygılı
doktorlarımız ve üniversite'deki çalışan arkadaşlarımızın arasında ne fark var.
Bence hiç bir fark yok AMA ssk doktora düşen hasta sayısı düşünürsek,
hizmet farklılığı nedeni ortaya koymuş oluruz. Türkiyede çalışkan insanlar vardır.
Bu insanlar yol verelim ve sağlık sistemi oturtmaya onlara yardımcı olalım ve
hep birlikte Türkiye'yi güzelleştirmek için çalışalım.
imkansız bir şey yoktur.
HER KESE BAŞARILAR.SİZİ SEVİYORUZ. |
|
İsim:
derya
Tarih: 09.08.2000
Olay: Merhabalar; Önce herkes gibi ben de bu siteyi hazırlayanlara teşekkür ediyorum. Benim tıpla bir alakam yok yani sadece hastayım. Tıp ile ilgilenen herkesden bir ricam var.
Benim rahatsızlığım hemoroid. Bir arkadaşımın erkek arkadaşı Gata'da tıp eğitimi alıyor. Arkadaşım rahatsızlığımı erkek arkadaşına söylemiş ne yapabiliriz
diye... Ancak 4. sınıftaki bu çocuk arkadaşıma bir daha benimle konuşmamasını çünkü hemoroidin anal ilişki sonucu olduğunu söylemiş..
Lütfen bu tip insanların adınızı lekelemesine izin vermeyin. Bu arkadaş artık mezun olmuştur sanırım ve görev yapacak... Düşünebiliyor musunuz? Adını yazmıyorum çünkü daha fazla
dejenere olmasını istemiyorum. Umarım o da bu yazıyı okur ve bu konuda bir araştırma yapar da cehaletinden kurtulur.
İsim:
E.ERDEM
Tarih: 08.08.2000
Olay: bir fıkra:
Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak
parası yok, Girmiş bir eczaneye:
- Beyefendi sizde soğan var mı?
Adam Temel'i başından savmış. Temel bu durur mu? Her gün yeni saçma sorularla geliyormu?. Bir gün
eczacı Temel'e:
- Kardeşim senin derdin ne?
- Burayı bana sat.
Eczacı kurtulmak için eczaneyı satmış, birkaç gün sonra Eczaneyi satan adam içeri girmis, Temel'e:
- Siz de soğan var mi? demiş...
Temel adama :
- Bizde soğan var ama senin reçeten var mı? demiş....
İsim:
CEREN
Tarih: 8.08.2000
Olay: Çok başarılı ve faydalı bir site hazırlayan ve hazırlarken katkısı olan herkesi tebrik etmek
istiyorum. HOŞÇAKALIN!!!
İsim:
CİHAN
Tarih: 08.08.2000
Olay: Yüreğini insan sevgisi ile doldurmayan
bir insan bu mesleği yapamaz.Bu meslek fedakarlık ister.Herşey
para değil.SEVGİLER...
İsim:
Nuray Ozdemir
Tarih: 8.8.2000
Olay: Hipertansiyon konusunda hazırladığınız
bilgileri okudum.Gerçekten hiç bir doktorun hastalarına bu
kadar ayrıntılı bilgi vereceğini sanmıyorum. Benim için çok
aydınlatıcı oldu. Bilmek istediğim her şeyi öğrendim.Teşekkürler.
İsim:
Tarih:
Olay: tıp fakültesinin ilk yılı
psikoloji grubuna (fakültemizdeki) üye olmak istedim bunun için
yanlışlıkla psikiyatri polikliniğine gitmiştim oradaki
hastabakıcı beni hasta sanmış
-Ah yavrum gencecik yaşta buraya düşmüş yazık yazık!!!
deyince ben valla valla ben deli değilim diyerek kaçmaya
başladım: arkamdan
-Hepsi öyle der hepsi öyle der sesleri geliyordu...
tüm sağlık camiasına selamlar
İsim:
Dr.Süleyman Soybaş
Tarih: 8.8.2000
Olay: sağlık mensuplarını biraz olsun
stressten uzaklaştımak için bir fıkra anlatmak istiyorum.
Adamın biri ormanda dolaşırken karşısına bir ayı çıkar.
adam yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır deyip hızla koşar.
Fakat ayı daha hızlı koşmaktadır. Adam tam ayının soluğunu
ensesinde hissediyorken ayının ayağı kayar ve yere yuvarlanır.
Adam fırsattan istifade yine koşar fakat ayı yeniden
toparlanarak adama yine yetişir. Adam ayının soluğunu
ensesinde hissederken ayının yine ayağı kayar ve yere
yuvarlanır. Adamı dinleyen arkadaşı söze karışarak
''Vallahi bravo sana çok cesursun ben olsam korkudan
altıma ederdim'' demiş. Adam ''orasını karıştırma sen ayının
iki kere niçin yere yuvarlandığını sanıyorsun?
Isim:
Tarih: 05.08.2000
Olay: Böyle bir sayfayı bizlere sunduğunuz için
teşekkürler. Ben Ege Tıp Fakültesini bitirdim. Şu an Pamukkale Üniversitesi Dahiliye de
1aylık asistanım. Hep insanların Tıp Fakültesini okumadıkça
zorluğunu anlamıyacağını savunmuşumdur. Bununla ilgili bir
şiirimi sizlerle paylaşmak istiyorum:
Siz tıp fakültesini bitirmek nedir bilirmisiniz?
Hiç üç gün üstüste uyumadığınız oldumu?
Yatalak hastayken sabahlara kadar ders çalışmak zorunda kaldınız mi hiç?
Yaşıtlarınızın hergün yaptığı şeyleri yapmamanın
verdiği acıyı bilirmisiniz?
Yoo sanmıyorum... yaşamadan bilemezsiniz.
Siz doktor olmak kolay mı zannedersiniz ?
Hiç yemeğinizi kitapların karşısında yediniz mi?
Hiç tuvalete dahi derslerinizi taşıdınız mi?
Saatsiz uyanmanın, tv karşısında uyuyup kalmanın özlemiyle
yandınız mı hiç?
Yoo sanmıyorum... yaşamadan bilemessiniz.
Siz hiç hastanızın gözlerinizin önünde öldüğünü gördünüz mü?
Tüm yaşatma çabalarına rağmen elinizden kaydığını...
Yoo... siz, yanlışlıkları görürsünüz size göre bilgisisiz,
ukalayız.
İki tık tık bir şık şık dediğiniz şeyin kaç yılımızı
aldığını bilemezsiniz?
Ne var ki kolaydır doktorluk; yüzbinlerce ilacın prospektüsünü ezberlemek,
Binlerce hastalığı bilmek ya da vücudun en ince damarını öğrenmek
iş midir?
Bunlar çok küçük bir parçası hayatımın.
Siz yaşamadan bilemezsiniz.
Hangi birisine üzüleyim bilemiyorum?
Yaşadığımı bilmeden geçen yıllarıma mı, önümde bekleyen
karanlığa mı?
TUS' un adaletsizliğine mi pratisyenliğin değersizliğine mi?
Deliren meslektaşlarıma mı, normal olduğunu zanneden bizlere mi?
Dağın başına atandığımda bekleyen sorunlarıma mı, TUS çalışmanın
izdırabına mı? Söyleyin a insanlar... hangi birisine yanayım!
İsim:
Tarih: 04.08.2000
Olay: tüm doktorlara yada doktor olmaya
çalışanlara başarılar dilerim Türkiye'nin sizlere ihtiyacı
var. Annem şeker hastası ve biz ssk hastanelerinde bir tahlil
için 3-4 saat ayakta bekliyoruz. Şu anki doktorlar ise saat 10
dan önce gelmiyorlar ve saat 12 de çıkıyorlar.siz ileride
onlar gibi olmayın insanlara iyi davranın
saygılar
İsim: deniz
yıldızı
Tarih: 31.07.2000
Olay: endrokronoloji bölümüne gitmiştim,Mustafa
K. B.ı diye bir adam, Akdeniz Üni. Hastanesinde, yüzüme
bakmadı konuşma boyunca, çıkınca gülmekten kırıldım.
İsim: Fatih
Tarih: 31.07.2000
Olay: Ben 23.12.99 da babamı SSK Beykoz
hastanesinde kaybettim. Babam 69 yaşında 17 kez kalp krizi
atlatmış düşükte olsa şekeri olan ve yüksek tansiyon
şikayetide olan bunlara rağmen sigara ve alkol
alışkanlıklarından vazgeçmeyen tatlı bir baba ve mükemmel
bir dedeydi şikayetlerinin artması nedeniyle 22.12.99
tarihinde daha önce iki kez yatırıp tedavi olduğu SSK Beykoz
hastanesine 3üncü kez yatırdık ve ben o gece yanında
refakatçi kaldım sabaha kadar gayet normal geçen gecemiz
ertesi gün tahlil ve muayene telaşıyla geçti babam öğle
sularında biten bu işlerin ardından beni işim aksamaması için
gönderdi ve akşam gerekirse çağırırım dedi fakat ben gece
22.00 sularında onun isteklerinide yanıma alıp refakatçi
olmak için tekrar hastaneye geldim odasına geldiğimde
yatağında yoktu yanındaki hasta şimdi tuvalete gitti
raslamadın mı dedi hemen iki üç oda yanındaki tuvalete
peşinden gittim fakat iki tuvaletten biri boştu diğerinin
kapı aralığından (30-35 cm) babamın yere düşmüş
başını gördüm telaşla oradan çıkartım. Sağlıcakla
kalın.
İsim:
Bir Sağlık Çalışanı
Tarih: 29.07.2000
Olay: Sağlık çalışanı olmak fedakarlık
ister.
Daha önce hemşire olarak çalışıyordum. Şu an eğitimciyim.
Yıllarca yoğun bakımda çalıştım. Her nedense sağlıkçılar
hep kötülenir. Onların çalışma koşulları hiç konuşulmaz.
Tabiki içimizde kötüler de var. hepimiz ak kaşık değiliz.
Bir gün yoğun bakımda nöbet tutuyorum. Acile bir kurşunlanma
gelmiş. Nöbetin sanırım 16. saati falan (Türkiye de yoğun
bakımlarda nöbet 24 saat tutulur da), Acil kan aranıyor 0 Rh
(+), ama bulunamıyor. Benim kan grubum tutuyor fakat nöbetin
bitmesine daha 8 saat var. Bunu düşünemezsin verirsin kanı.
Ama acı olan ameliyattan çıkan ve senin verdiğin kan
damarlarında olan hastanın senin ellerinde ölmesi. DEMEK Kİ
BİZLER VEFAKARIZ.. YOKSA BU MESLEK NASIL YAPILIR?
İsim: Nail
OR
Tarih: 28.07.2000
Olay: Selamlarımı sunar sağlık bölümünü
seçtiğim için çok mutluyum kendinize iyi bakın türkiye her
nerede yaşanılıyor ve yaşatılıyorsa
İsim: ayşenur
Tarih: 27.07.2000
Olay: ben radyoloji sınıfında okuyan bir öğrenciyim.bu
sene dördüncü sınıfa geçtim.tabi ki bu sene dört buçuk günümüz
hastanede geçecek.radyoloji bölümünün zorluğu tabi ki şua
almamızdır.hastalara gelince onlara iyi davranalım diyoruz
ama ne yazık ki hastalara iyilik yaptıkça kötü, kötülük yaptıkça
iyi olmuş oluyoruz.bu durumu bütün sağlık personeli
anlayabilir. bütün sağlıkçılara kolay gelsin...
İsim:
güldalı
Tarih: 26.07.2000
Olay: Bir yaz tatilinde köye gitmiştik. Köyde bir
amcaya rastladım. Amca (çok afedersiniz) ineğinin üzerine
benzin dökerek siliyordu. ne yaptığını sorduğum zaman
ineğimde kene varda onları öldürmek için benzinle ineği
ateşle yakacağını söyledi
İsim:
çiğdem
Tarih: 24.07.2000
Olay: ben diş hekimliği son sınıf öğrenciyim.
Bu mesleği pek bilinçli seçtiğimi sanmıyordum. Ama sandığımdan
çok zormuş. Zamanla sevdim .insanlar herşeyin önemini
maalesef hep kaybettikten sonra anlıyor! buna dişlerde dahil!!
benim mesajım şu: lütfen şu ağzınızı temiz tutuun!! biz
1 dişi bile kurtarmak için ter döküyorken sizler hiç önemsemiyorsunuz,
herkesi bu konuda itinaya davet ediyorum lütfen dişlerimize
bakalım. teşekkürler.
İsim: Duygu
Tarih: 23.7.2000
Olay: mesleğimin ne kadar özveri gerektirdiğini
ta ilk yıl anlamıştım şu an dördüncü sınıfa geçmek üzereyim
ve bu yükü daha derin hissediyorum. bize gerekli tek şey, insan
sevgisi.
İsim:
ümit(civciv)
Tarih:
21.07.2000
Olay: Bir karıncayı bile incitmeyin sakın
evlatlar
İsim:
Bahadır Özdemir
Tarih: 20.07.2000
Olay: Herkese selam...
Teşekkürler böyle bi sayfayı hizmetimize sundugunuz için...Umarım
ileriye dönük sayfanızda gelişmeler olur der ve herkese sağlıklı
günler temenni ederim.
Bu sayfalarda yazılanlar, değiştirilmeden gönderen kişilerin adı ile yayınlanmaktadır. Amacımız hiç bir kişi ve kuruluşu olumlu ya da olumsuz reklam etmek değildir.
Bazen bir tebessüm, olumlu bir duygu ya da bir kızgınlığı yaşadınızsa, anılarınızı bu sayfalara yansıtarak; hasta, doktor ve hastane üçgeni içerisinde daha iyiyi ve doğruyu bulma yönünde katkı olabilir düşüncesi ile bu sayfalar oluşturuldu.