SAÇ EKİMİ (MİNİ-MİKROGREFT
TRANSPLANTASYONU
Saç Kaybı genetik,
hormonal değişiklikler ve yaşlılık nedeniyle oluşan, hem kadınlarda hem de
erkeklerde fiziksel ve buna bağlı olarak da psikolojik sorunlara sebep olan
bir durumdur. Saç kaybı aynı zamanda çeşitli dermatolojik hastalıklar,
yanıklar ve travmatik sebeplerle de gerçekleşebilir.
Erkek tipi saç dökülmesi
her toplumda oldukça sık görülen bir durum olmasına rağmen pek çok erkek ve
kadın için önemli bir sorundur. Bu insanlar saçlarının dökülmesini önlemek,
dökülen saçların yeniden çıkmasını sağlamak veya saç dökülmesinin sebep
olduğu görüntüyü ortadan kaldırmak için bir çok yola başvurmaktadırlar.
Saç kökleri uzun bir
gelişme dönemi ve bunun ardından gelen kısa bir dinlenme periyodundan oluşan
bir döngü içindedirler. Dinlenme döneminde şaç teli köke bağlıdır ancak
büyüme olmaz. Dinlenme dönemi sonunda ise saç teli düşer ve saç kökünden
yeni bir tel gelişmeye başlar. Yaş ilerledikçe dinlenme döneminin süresi
uzamaya başlar. Normalde gelişme dönemi (anajenfaz) 3-5 yıl kadar sürerken
bunu takip eden dinlenme dönemi (telojenfaz) 1-2 haftalık geçiş dönemini
(katajenfaz) takiben başlar ve 3-4 ay sürer.

Erkeklerde genellikle tepe
ve alın kısmında saç kökü kaybı nedeniyle saçlarda seyreklik veya belirgin
saçsızlık görülürken, ense bölgesinde iki kulak arasında kalan bölgede saç
dökülmesi olmamaktadır. Bunun nedeni iki farklı saç kökünün bulunmasıdır.
Alın ve tepe bölgesindeki birinci tip saç kökleri testosperon hormonuna
duyarlıdır. Ve bu hormon etkisiyle saç kökleri zarar görmekte dolayısıyla
saçlar dökülmektedir. İkinci tip saç kökleri ise testosteron homonuna
duyarlı değildir. Ve bu sebeple dökülmezler. İşte saç ekimi işlemi; kafanın
arka kısmında bulunan hormona duyarlı olmayan saç köklerinin alınarak, alın
ve tepe bölgesindeki saçsız alanlara ekilmesidir. Bu şekilde ekilen saç
kökleri hormona duyarlı olmadıklarından bir daha dökülmezler.
Estetik ve plastik cerrahideki son yıllardaki
en önemli gelişmelerden biride mini ve mikrogreft transplantasyonu ile saç
restorasyonudur. Bu teknik ile diğer yöntemlere göre çok daha doğal ve
başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu yöntem ensenin üzerindeki
bölgeden uzun elips şeklinde bir şaçlı derinin çıkartılarak bu deri
şeridindeki kıl köklerinin 1 ila üçlü gruplara bölünmesi ve restore edilmesi
istenen bölgeye teker teker nakledilmesi şeklinde özetlenebilir.


Operasyon lokal anestezi altında yapılmakta ve hastalar tarafından
rahatlıkla tolare edilebilmektedir. Operasyon başlamadan önce saç ekiminin
yapılacağı bölgeler işaretlenir. Bu çizimler yapılırken saç ekilecek
bölgenin naturel saç çizgilerine uygun olması suni bir görünüm oluşturmaması
bakımından çok önemlidir. Kafanın arkasında saçlı derinin alınacağı bölge
hazırlanıp enjeksiyonlarla uyuşturulduktan sonra uzun elips şeklinde bir
saçlı deri parçası çıkartılır. Bu şeridin uzunluğu ortalama 12-15 cm eni ise
3-4 cm dir. Saçlı deri alındıktan sonra bu bölge estetik bir dikiş yöntemi
ile kapatılır. Oluşacak kesi izi saçların içinden kaldığından hiç bir zaman
görünür olmayacaktı. Çıkartılan saçlı deri 2-3 kişilik bir ekip tarafından
bistüri ile 1li, 2li, 3lü kıl kökü ihtiva eden küçük gruplara ayrılır. Bu
işlem çok incelikli ve çabuk yapılması gereken bir işlemdir. Saçlar
bölünürken kıl köklerine hasar vermemek gerekmektedir. Kıl köklerine hasar
vermemek gerekmektedir. Kıl köklerinin kısa bir süre içinde bölünerek saçsı
bölgeye nakledilmesi işlemin başarısı açısından önemli bir diğer faktördür.
Bu nedenle saç ekimininde birkaç kişilik bir cerrahi ekiple çalışılmaktadır.
Saçlar küçük gruplar halinde bölündükten sonra saçsız bölgeye ekme işlemine
geçilir. Bu bölge lokal anestezilerle uyuşturulduktan sonra ince uçlu bir
bistüri ile çok sayıda delik açılır. Hazırlanmış olan greftler (kıl kökleri)
bu deliklerin içine tek tek yerleştirilir.


Daha
naturel bir görünüm oluşturmak için ön kısımlara tek kıl kökü ihtiva eden
greftler, daha gerideki bölgelere ise 2li ve 3lü kıl kökleri ihtiva eden
greftler yerleştirilir.

İşlem
tamamlandıktan hemen sonra hasta evine dönebilir. 48 saat boyunca saç
yıkanmaz. Bu süre sonunda ekim yapılan bölge ve diğer saçlı bölgeler özel bir
solüsyonla yıkanır ve bu işlem hergün tekrar edilir.Saç ekim işlemi günlük
aktiviteyi kısıtlamayan bir işlemdir. Saç ekim işleminde mevcut saçlar
kesilmemektedir. Hasta ekim yapılan bölgeye temas etmeyecek bol bir şapka
takarak işine dönebilmektedir. Uygulamadan 48 saat sonra alın ve göz
üstlerinde şişlik ve morluklar oluşabilmekle birlikte bu durum birkaç gün
içinde kaybolmaktadır. Nakledilen saçlar bir süre sonra dökülürler ve
yeniden çıkmaya başlamaları 2,5 -3 ay gibi bir süre
almaktadır.
Mini
mikrogreft transplantasyonunda elde edilecek sonuçlar cerrahi faktörlere
bağlı olduğu gibi hastanın mevcut saç durumu ile de çok ilgilidir. Ensenin
üzerindeki bölgeden alınan kıl kökü sayısı kişinin bu bölgedeki saçlarının
sıklığına bağlı olarak 1500 ila 3500 arsında değişiklik gösterir. Bu saçlar
bir ila üçlü gruplar halinde 1000-1500 grefte ayrılarak nakledilmektedir.
Verici bölgedeki saçların sıklılığı önemli bir faktör olmakla birlikte daha
önemli bir faktör kişinin ön kısımdaki açıklığının derecesidir. Açık alanı
az olan kişilerde bu kıl kökleri daha sık yerleştirilebilmekte ve daha
başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Açık alanı fazla olanlarda 8 ay – 1 yıl
gibi bir süre sonra tekrar saç ekimi yapılarak daha sık bir görünüm elde
edilebilir.
Arka
kısımlarda geniş açıklığı olan kişilerde uygulanabilen bir diğer yöntem ise
arka kısımlardaki saçsız derinin bir kısmının elips yada mercedes şeklinde
deri çıkartmaları ile küçültülmesidir (scalp reduction) bu işlem saç
ekiminden birkaç ay önce yapılan bir operasyondur ve uygun hastalarda çok
yararlı sonuçlar vermektedir.
Saçsız
alanın açıklığı azaltıldığından yapılacak saç ekimlerinde daha sık ve
başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Saç ekiminden yaklaşık 3 ay sonra
çıkmaya başlayan saçlar orjinal yerlerindeki büyüme hızıyla yani yarlerinde
uzamaya başlarlar. Bu saçların genetik kodları ve özellikleri farklı
olduğundan bunlarda dökülme meydana gelmemektedir. Ancak saç ekiminde
nakledilebilecek kıl kökü sayısının sınırlı olması nedeniyle görüntüde
saçsız alan kapatılmakla birlikte hiç bir zaman çok sık bir saç oluşmayacağı
bilinmelidir. Saç ekimi tüm pratikliğine rağmen bir cerrahi müdahale olması
nedeniyle gerekli tıbbi şartların sağlandığı ortamlarda uzman doktorlar
tarafından yapılması gereken bir işlemdir.