| 
Primer Korunma

Aspirin iki primer koruma çalışması ile değerlendirilmiştir. Amerikalı
22 071 erkek doctor üzerinde yapılan Amerikan Doktorları Sağlık
Çalışmasında, günde 325 mg dozunda alınan aspirinin ilk MI riskini
% 44 oranında azalttığı saptanmıştır. Kardiovasküler mortalite sonuçları
ve inmeye ait sonuçlar yetersiz vaka sayısından ötürü sonuçlandırılamamış
ama aspirin grubunda, hemorajik inmede artma eğilimi görülmüştür.
Bu bulgu istatistiksel anlam taşımamakla beraber trombositlerin
kümeleşmesini engelleyen her hangi bir madde de kanama eğilimini
artırabilir. İngilizlerin yine erkek doktorlar üzerinde yaptığı
daha az sayıda hasta ( 5139 ) içeren bir araştırmada, herhangi bir
yan etki görülmemiştir. Her iki araştırmadan elde edilen bulguların
değerlendirilmesi, ölümle sonuçlanmayan MI riskinde % 32 lik bir
azalmanın istatistiksel anlam taşıdığını göstermektedir. Her iki
çalışmadan elde edilen sonuçlar beraber değerlendirildiğinde bile,
inme ve kardiovasküler ölümlerle ilgili veriler kesin bir sonuca
bağlanamamıştır.
Aspirinin sağlıklı insanlardaki risk faktörü üzerindeki etkisini
kavrayabilmek için ek verilere gereksinim vardır. Bu tip veriler
özellikle uzmanların, aspirinin MI üzerindeki avantajlarını kavramada
yardımcı olacaktır. Konuyla ilgili bulgular, düşük dozda aspirin
uygulanan 40 000 Amerikalı kadın sağlık uzmanı ile yapılan Kadın
Sağlığı Çalışması ile elde edilecektir. Söz konusu çalışmaya dayanarak,
aspirin kalp - damar hastalıklarındaki primer koruma özelliğinden
kesin olarak bahsetmek için oldukça erkendir. ABD Koruyucu Tıp Servisi
benzer bulguları içeren raporunda, primer korumada rutin aspirin
proflaksisi için henüz yeterli buldu olmadığını belirterek, tedavi
kararının hastanın klinik olarak değerlendirilmesi sonucunda verilmesi
gerektiğini bildirmiştir. Kadın Sağlığı Çalışma Grubunun kesin sonuçlarını
beklerken, MI riski olan hasta grubunda primer proflaksi olarak
aspirin tedavisi verilmesi uygun gözükmektedir. Bununla birlikte
proflaktik amaçla kullanım, hastanın sağlık profesyonellerince klinik
olarak değerlendirilip, kalp damar hastalığı risk profili göz önünde
bulundurularak düşünülmelidir. Aspirinin ilk MI riskini azalttığı
gösterilmekle beraber bilinen ve bilinmeyen yan etkilerinin olduğu
da göz önünde bulundurulmalıdır.
Özet
Aspirin tedavisinin hem akut MI da hem de kalp damar rahatsızlığı
olan hastalarda uzun süreli kullanımının faydalı oldüğü kanıtlanmıştır.
Bu hasta grubunda aspirinin daha geniş kullanımı kalp damar hastalıklarının
morbidite ve mortalitesinin azalmasına katkıda bulunacaktır. Halen
sağlıklı insanlarda primer profilakside aspirin kullanımının önerilebilmesi
için Kadın Sağlığı Çalışması başta olmak üzere randomize primer
korunma çalışmalarının sonuçlarının beklenmesine ihtiyaç vardır.
Bu sure içerisinde MI dan primer korunmada aspirin kullanımı klinisyenin
bireysel kararına bağlı olarak tedavi protokollerinde yer alabilir.
Aspirin tedavisi, risk faktörlerinin kontrolünde alternatif değil,
ek olarak yapılmalıdır.
Kaynak, Amerikan Kalp Cemiyeti ( AHA ) tarafından Sağlık Profesyonelleri
için hazırlanan rapor.
|
|
|