
| 
| |
|
|
Romatizma ve Diyet
Bazı
çalışmalarda yediklerimizin belirli artrit (eklem romatizması)
türlerini etkilediğine dair kanıtlar bulunmuştur ancak
yediklerimizle romatizma arasında kesin bir ilişki yoktur. Genel
prensip sebze, meyva ve tahıl ürünleriyle dengelenmiş bir diyet
tercih edilmesi ve şişmanlıktan kaçınılmasıdır.
Çalışmalar bir çok
romatizma tipi ile diyet arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştur.
Bunlar arasında gut, osteoporoz ve osteoartrit bulunmaktadır.
Pürinler ve gut: Gut hastalığı vücut
dokularında ürik asit kristallerinin birikmesiyle oluşan bir eklem
romatizmasıdır. Diyet ve artrit arasındaki ilişki için de en güzel
örnektir. Hastalıktan korunmak için "pürin"li gıdalardan (böbrek,
ciğer, çikolata gibi) ve alkolden mümkün olduğunca uzak durulması
gerekir. Bu diyet belirli ilaçlarla kombine edildiğinde hastalığı
kontrol altına almak mümkün olur.
Gut hastalığında ya
vücudun ürük asidi atmada sorunu vardır ya da vücutta aşırı ürik
asit yapımı mevcuttur. Ürik asit düzeylerini kontrol altında tutmak
için bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Bununla birlikte sıvı alımı,
ürik asiti artıracak gıda maddelerinin kısıtlı kullanımı, sağlıklı
bir kilo kazanılması ve alkol kullanımının azaltılması tedavide
yardımcı olacaktır.
Kalsiyum, alkol ve osteoporoz: Kalsiyum ve alkol
kemiklerin yapısını etkilemektedir. Kalsiyumdan fakir, alkol oranı
yüksek olan diyetler "osteoporoz" adı verilen ve halk arasında kemik
erimesi olarak bilinen, kemiklerde zayıflama halini artırırlar. Buna
bağlı olarak kemiklerde kırıklar oluşabilir. İltihaplı bir romatizma
ve beraberinde kortizon kullanımı da osteoporoz oluşturabilir.
Bu amaçla kalsiyum değeri yüksek gıdalarla beslenmeli ve
vücut D vitamini düzeyi normal sınırlar içinde tutulmalıdır.
Kalsiyum, yeşil lifli sebzeler, kabuklu deniz ürünleri ve süt
ürünlerinde bulunur. D vitamininin en önemli kaynağı ise güneştir.
Özellikle menopoz sonrasında kadınların kalsiyum ve D vitamini
ihtiyaçları karşılanmalıdır. Alkolden uzak durmak da osteoporoz
gelişiminin engellenmesi açısından önem taşır.
Kilo ve osteoartrit: Kıkırdakta hasarla
karakterize osteoartrit (kireçlenme, artroz) kilolu kişilerde daha
sık görülür. Eğer şişmansanız, diz ve kalça gibi yük çeken
eklemlerinizde osteoartrit gelişme riski artmıştır. Özellikle yaşla
birlikte sizin için uygun olan ideal kilonuzu korumak çok önemlidir.
Açlık ya da düşük kalori / düşük yağlı diyetler:
Vücutta bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkileri olabilecek
bazı diyetlerin varlığı öne sürülmüştür. Örneğin
kalori-yağ-proteinden fakir bir diyetle tamamlanan açlık durumunun
romatoid artrit bulgularını azalttığı düşünülmektedir. Ancak açlığın
tehlikeleri faydalarından kat ve kat fazla olduğu için kesinlikle
hastaların tek başlarına böyle uygulamalara gitmeleri önerilmez.
Yağ asitleri / Balık yağı: Bazı
romatoid artritli hastalarda uzun süreli "omega-3" yağ asidi içeren
balık yağları ile beslenmeyle eklem tutukluğunda hafif bir düzelme
olduğu bildirilmiştir. Somon gibi bazı balıklarda da bulunan bu yağ
asitleri ile romatoid artritteki inflamasyon yani iltihabın
azaltılabileceği düşünülmüştür. Ancak romatoid artrit tedavisinde
rutin olarak uygulanan bir yöntem değildir.
Sağlıklı birdiyet nasıl olmalı?
Yüzden fazla romatizma türü
olduğundan herhangi bir diyetin hepsine iyi geleceğini söylemek
mümkün değildir. Yine de artritli hastaların çeşitlilik ve denge
üzerine kurulmuş diyetleri alması gerektiği önerilebilir. Ancak
özellikle romatizmalı hastalarda iyi beslenme her zaman çok kolay
olmayabilir. Çünkü artritli hastalarda eklem şişliği, ağrı ve
tutukluğu nedeniyle yemek hazırlamak sorun olabilir. Bazı artrit
ilaçları iştahı azaltabilir, mide rahatsızlığı yapabilir. Ağrı ve
depresyon nedeniyle iştah ve yeme alışkanlıkları bozulabilir. Bazı
ilaçlar ayrıca alınan gıdaların vücutta kullanımını da
etkileyebilir. Bütün bunlara rağmen sağlıklı bir diyet için çaba
sarfedilmelidir.
Sağlıklı bir diyet için genel
kurallar: 1. Diyetinizde her çeşit gıda (unlu besinler,
meyva, sebze, süt ürünleri ve et) bulunmasına özen gösterin ve
ilaçlarınızla etkileşebilenlerden kaçının.
2. Sağlıklı kilonuzu koruyun 3. Yağı ve
kolesterolü ölçülü alın 4. Özellikle sebze, meyva ve tahıl
ağırlıklı yiyecekler hazırlayın 5. Şekeri ölçülü kullanın 6.
Tuz ve sodyumu ölçülü alın 7. Alkolden kaçının 8. Kalsiyum
başta olmak üzere günlük mineral ve vitamin ihtiyacınızı
alın.
Artritli hastaların çoğunda yüksek tansiyon ve kalp
hastalığı gibi eşlik eden sağlık sorunları bulunur. Diyette
kolesterol ve yağların azaltılması bu hastalıkların kontrolünü ve
önlenmesini sağlayacaktır. Meyva, sebze ve tahıllar hem enerji
açısından hem de barsakların düzenli çalışmasına yardımcı
olduklarından çok önemlidir. Önemli bir vitamin-mineral kaynağı olan
bu besinlerin çoğu yağdan fakir, liften zengindir ve çok faydalıdır.
Şekerler ne kadar besinlere tat katsa da kalorisi yüksek olduğundan
kilo alınmasına neden olabilir. Diş sağlığı açısından da zararlı
etkileri olabilir. Tuz ise su tutucu bir maddedir. Özellikle yüksek
tansiyonu olan hastalarda kısıtlanması önerilir.
Artrit
nedeniyle yemek hazırlaması güç olabilir. Özellikle ağrı, yorgunluk
ve depresyonun yoğun olduğu zamanlarda düzgün beslenme bozulabilir.
Ancak yiyecek hazırlarken bazı noktalar göz önünde tutulursa
kolaylık sağlanabilir: 1. Yemek hazırlama zamanları arasında
istirahat edin 2. Mutfakta çalışırken yorgunluğu engellemek için
uygun vücud pozisyonunda durun 3. Mutfağınızı en uygun şekilde
düzenleyin. Örneğin en çok kullanacağınız kap vb. gereçlerin
ulaşılması en kolay yerlere yerleştirin 4. Mümkünse elektrikli
teneke kutu açacakları, elektrikli bıçak, mikrodalga fırın gibi
kullanılması kolay cihazlar edinin.
Besin
Piramidi: Diyetin düzenlenmesinde kullanılmak üzere bir besin
piramidi geliştirilmiştir. Buna göre yiyeceklerin çoğu alt iki
kattan seçilmelidir. Üstteki katlardan ise mümkün olduğunca az gıda
seçilmelidir. Vücudun ihtiyacı olan her maddeyi almak için tüm besin
gruplarından seçilecek gıdalarla günlük yemekleri hazırlamak
önerilmektedir.

Sonuç olarak, diyet ve eklem romatizmaları
arasındaki ilişkiyi açıklamaya yönelik bir çok çalışma olsa da
kanıtlanmış bir veri yoktur. Tüm hastalara sağlıklı ve dengeli bir
beslenme önerilmektedir. Diyet değişiklikleri ise doktora danışmadan
yapılmamalıdır.
|
|
|